“Unutmayın, hiçbir film edebiyat eserinin yerini tutamaz.”
Öncelikle kendimi şanslı sayıp saymadığım konusunda emin olamadığım bir serüven oldu.Filmini izlemediğim, rastgeldiğimde kaçtığım, önce kitabını okumalıyım diye ertelediğim bir yapıt Yüzüklerin Efendisi. Kitapta yer alan betimlemeler ve tasvirlerin sıkıcı geldiği zamanlar sıklıkla oldu. Bu tasvirlerin ve betimlemelerin güçlü bir hayal gücü ve tutarlılık gerektirdiği aşikarken, benim “aman ne uzun anlatmış” deyip isyan etmem Tolkien’e haksızlık ve cehalet dolu bir eleştiri olurdu. Kitabın sonuna doğru olayların seyri ve akışından dolayı sürükleyiciliği de bir o kadar arttı. Seriyi bitirmekten çok bitirip filmini izlemeyi dört gözle bekliyorum desem daha doğru olur sanırım. :)
Serinin ikinci kısmı olan İki kuleye birinci kısım olan yüzük kardeşliğinin tesirini atlatmadan başlamış bulunmaktayım.Yapıtın akışkanlığı için yaptığım bu geçişin, başarılı ve iyi sonuçlar doğuracağına inanıyor ve tavsiye ediyorum.