"Aşkla evlenilse bile ne malum her şeyin iyi gideceği? İlk zamanlar iyidir, aşktır, her şey güzeldir ama sonra... Sonra sevgi de uçar gider. İnsanların huyu değişir, kalpleri soğur... Hele bir de koca kötü bir adamsa! Karısını aşağılamaya, ona eziyet etmeye başlarsa... Kadın erir, solar, çöker gider. Ne sevinç kalır içinde ne heves. Sonra bir gün bakar ki geride hiçbir şey kalmamış, her şey bitmiş... Ama artık çok geçtir, geriye dönüş de yoktur."
"Ölmüş ya da delirmiş olabilirdim yani. Delirdiğimi kimselere belli etmemek için hep sakinlikten bahsediyorduysam, ölmüş olduğum anlaşılmasın diye yaşıyor muydum yoksa? Neler olmamıştı bugüne kadar, bir bilseniz. "
Olasılık dahilinde olupta gerçekleşemeyen olayların mı yoksa ihtimal dahilinde bile olmayan olayların mı gerçekleşmesi bizi bu derece yoruyor. Yoksa iki durumda da elimizden bir şey gelemeyip pencerenin dışındaki pasif bir izleyici olmak mı bizi değersiz hissettiriyor. Eyleme geçemiyoruz çünkü durumu değiştirebilecek güçte değiliz ya da sonraki hamlede başımıza gelecekleri tahmin edemeyeceğimiz kadar fazla kombinasyon doğuyor ve bunlara da nasıl cevap verebileceğimizi bilmiyoruz. Motivasyonumuz var ama bunu kullanamıyoruz ve harekete geçmedikçe aklımızın bir köşesinde kalan o fikir beynimizi yemekten ve içimizi çürütmekten başka bir işe yaramıyor..