Əzizə Abasova

Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına, zorbanın kahrına Qürurunun çiğnenmesine, sevgisinin kepaze edilmesine Kanunların bu kadar yavaş, yüzsüzlüyün bu kadar çabuk yürümesine. Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek Ölümden sonrakı bir şeyden korkmasa Kimsenin gidibde dönmediği bilinmez dünya ürkütmese yüreğini Bilmediğimiz belalara atilmaktansa çekdiklerine razı etmese insanları Bilinç böyle korkak ediyor her kesi Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar, Yollarını deyişdirib bu yüzden Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar...
"İnsanları,kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır? Hele bunu yapmak fırsatı, birtakım ince hesaplar dolayısıyla,ancak muayyen bazı kimselere karşı kendini gösterirse..."
Edebiyat
"Hayatta hiç bir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim..."
Edebiyat
"Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir insanı,hemen hemen hiçbir şey yapmadan,bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün olmuyordu?"
Edebiyat
" Ben konuşmayı severim. Hem bu dağlarda konuşmanın dışında insan olduğumuzu gösterecek başka bir şey de kalmadı..."