Firdevs

Firdevs
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı 27 Şubat 1987'de, "Bern Mutabakatını tanımayacaklarını ve Taşoz adası yakınlarında petrol arayacaklarını ilan etti. Kriz derinleşti. Yunanistan, "Savaşa hazır" olduğunu açıkladı. Donanma Ege'ye intikale başladı. MTA Simmik-1 gemisi Ege'ye çıktı. İki gün süren diplomatik pazarlıklardan sonra sadece karasuları içinde araştırma yapılması kararlaştırıldı. Peki, AKP iktidarı döneminde ne oldu? Yunanistan'ın ENERGEAN şirketi, elini kolunu sallaya 2015 yılında Taşoz adası yakınlarında sismik-sondaj çalışmaları yaptı. AKP resmen uyudu ya da göz yumdu Şimdi Yunanistan 7 kuyudan fiilen petrol çıkarıyor. Deniz Kuvvetlerinin FETÖ kumpas davaları ile öncelikli hedef olarak alınması, AB Türkiye ilerleme raporlarında teamüllere aykırı olarak deniz yetki alanlarımızı savunduğu için Deniz Kuvvetlerinin suçlanması, AKP döneminde yaşandı. AKP sürekli olarak Yunanistan ile sıcak ilişkiler kurdu. Her düzeyde karşılıklı olarak ikili ilişki gerçekleştirdi. Yunan işgaline rağmen, bu ilişkilerde esas konular değil, tali konular gündeme getirildi. Yunanistan'ın yaptığı yanıma kâr kaldı! Bugün bile kıta sahanlığımızın nerede başlayıp nerede bittiği belli değildir.
Reklam
Herhalde okunmuyor; biz ifade edelim: "AB'nin bütün Türkiye ilerleme raporları, genel olarak Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, özel olarak bu konuda( adalar), tıpkı Ermeni Soykırım Yalanında olduğu gibi haksız, hukuksuz ve düşmanca suçlamalarla doludur." Konu hem Dışişleri Bakanlığı hem de Genelkurmay Başkanlığı tarafından ulusal ve uluslararası gündeme taşınmalı ve Türk milletine mal edilmelidir. AB zaten çatırdamaktadır. Bir kaybedenler kulübüdür. Tam bir hayal kırıklığıdır. ... ABD Merkez Bankası uzmanlarına göre en geç iki yıl içinde büyük bir mali krize girecektir. Bugün var; yarın yoktur. Türkiye'nin Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki ulusal çıkarları hayatidir. Gelecek nesillere olan namus borcumuzdur. Değil bir AB, on bin AB'ye feda edilemez!
Halihazırda dünyada teknolojisi birbirine yakın olarak değerlendirilen üç grup muharip uçak vardır: ABD'nin F-15, F-16, F-18 ve benzeri uçakları, Avrupa'nın Eurofighter, Mirage, Tornado ve benzeri uçakları, Rusya'daki MIG ve SU serisi uçaklar. Dünyadaki tüm önemli ülkeler bu uçaklara sahiptir. Bu nedenle, günümüzde harplerin kaderini tayin eden unsur uçaklar değil, bu uçakları kullanan pilotlardır. Hava üstünlüğünün yaşamsal önemi nedeniyle savaş pilotları günümüzde, belki de milli güvenliğin en önemli unsurlarıdır. Hatırlayalım, 1973 Arap-İsrail Yom Kippur savaşında İsrail, Mısırlı pilotları yerde servis otobüslerindeyken vurmuştu.
Günümüz harplerinde esas belirleyici unsur hava üstünlüğüdür. Yani bir hava sahasını belirli bir ülke serbestçe kullanırken, diğer savaşan tarafa o sahayı kapatır. Hava üstünlüğünü ele geçiren taraf harbi kısa sürede sonlandırır. Çünkü havadan vurulan, komuta kontrol sistemleri felç olan ve kendi hava unsurlarını daha yerde iken kaybeden bir kuvvetin harbe devam azim ve iradesi kısa sürede kırılır. Saddam'ın dünyadaki dördüncü büyük ordu olarak kabul gören askeri gücünün rekor sayılabilecek bir zaman diliminde yok edilmesinin en büyük nedeni, ABD'nin açık ve kesin hava üstünlüğüdür.
Ege ve Akdeniz'deki Adalar
Konu yaşamsal önemdedir. Çünkü ada, adacık ve kayalıkların, 1982'te Karakas'ta imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine göre karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri bulunmaktadır. Bu konu Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların çözümüne de tesir edecektir. Türkiye'nin bu hakkından vazgeçmesini gelecek kuşaklar asla affetmez!
Reklam