Cengiz Bektaş - Burada bir şey düşüyor usuma; Sabahattin Eyuboğlu'nun mavi gezide, kişiler birbirleriyle azıcık sürtüşmeye düştüklerinde, "verin Akdeniz'in yeline, geçsin gitsin" demesi... O iklim, kişileri, daha hoşgörülü de yapıyor belki.
Ben Safo'da da buluyorum, bu insanca hoşgörüyü. Bu insanca hoşgörüyle, yufka yönlerini de göstermekten kaygı duymuyorlar. Kendilerini, en gerçek yoldan ortaya koymaktan çekinmiyorlar.
En azından, Yunan'ın yapılarını anlamadıklarını biliyorum. Bir şeyi anlamak demek, tıpkı tıpkısına "kopya" etmek demek değildir. Ya da şöyle söyleyeyim; tıpki tıpkısına "kopya" etmek, bir şey anlamadığını, elinde olmadan sergilemek demektir.