Atatürk'ü düşünelim. Bulgaristan'da ateşe olarak rahat bir hayat yaşayabilecekken savaşa katılmak için defalarca dilekçe yazdı. İstanbul'da saraya sırtını dayayarak sıkıntısız bir yaşam geçirebilecekken kendisini Anadolu'ya göndertti. Bizzat padişah tarafından İstanbul'a çağrılmasına rağmen mücadeleden kaçmadı ve hakkında verilecek idam kararını göze aldı. Gelişmeye cüret edecek kadar cesur değilsen hayatta iz bırakamıyorsun . Sorumluluk almanında mücadele etmenin de sesini çıkarmanın da esas şartı cesur olmak. İstiklal marşımızda bildiğiniz gibi "Korkma" sözleri ile başlar.
Olacak mı olmayacak mı diye vakit kaybetmeye de gerek yok. Olmayacakları oldurmaya çalışmak da bizim elimizde. Yine de olmuyorsa,kabullenmeyi ve sindirmeyi öğrenmek,yola bu bilinçle devam etmek gerekli. İnsanın içini sonuçlar kadar "Ben elimden geleni yaptım"eminliği de rahatlatıyor.