"ondan" kurtulamayacağını kederle anlıyor, üzgün üzgün eve dönüyordu.En kötüsü "o",İvan ilyiç'i, ivan ilyiç bir şey yapsın diye değil, yanlız "ona", tam gözlerinin içine baksın ve hiçbir şey yapmadan sonsuz acılar çeksin diye kendine çekiyordu.
Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yanlızca o kalsa, ben var olmaya devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yanlızca o yok olsa, evren tümüyle yabancılaşır. Ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur. Linton'a olan sevgim ormandaki yapraklar gibidir. İyice biliyorum ki, kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir. Heathcliff'e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur, ama onsuz olmaz. Nelly, ben Heathcliff'im! O hep, ama hep benim aklımda. Bir zevk olarak değil, tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk gibi ! Onun için sakın bizim ayrılığımızdan söz etme. Bu olamaz!
21 Ağustos Boşuna kollarımı ona doğru açıyorum, sabahları kabus dolu rüyalardan uyandığımda,boşuna ona geceleri yatağımda arıyorum, mutlu ve masum bir rüya bana hayal kırıklığı yaşattığında, sözde çayırda oturmuşuz ve ben bir yandan elini öperken, diğer yandan onu binlerce öpücüğe boğuyormuşum. Ah, sonra bir de uyku sarhoşluğuyla emekleyerek ona gidips uyansam ezilmiş yüreğimden gözyaşı seli boşalıyor ve karanlık bir geleceğe doğru umarsızca ağlıyorum.