30 Ağustos'u bensiz kutlayacaklar! Oysa o kadar isterdim ki törene katılmayı. Çocuklarımızı görmeyi, modern araç ve gereçlerle donanan ordumuzun geçişini... Biliyor musun Gökçen, bayrağımızı da özledim; onun şöyle anlı şanlı dalgalanışını, göklerle bütünleşmesini...
Atatürk, Savarona'yla vatan topraklarından bir tek Erdek'i ziyaret edebilecekti. O ziyarette de yattan inemeyecek, Erdek halkı kendisini göremese bile, büyük önderin Cumhuriyet kuşaklarına hitaben, "Beni tanımak, yüzümü görmek, sesimi işitmek değildir," demesini bir kez daha akıllarına kazıyacaktı.
19 Kasım 1937, Bir süre istirahat eden Atatürk ve yanındakiler, bahçeden istasyona geldi. İstasyonda belediye başkanına, Mersin'in en iyi ayını sordu, Nisan ayının ılık, az rutubetli ve limon, portakal eklerinin açtığı, kokularının çevreyi sardığı güzel bir ay oldu öğrenen Atatürk, valiye, "Konağı tefriş ettiriniz. Her yıl nisan ayını Mersin'de geçireceğim,"diye talimat verdi.
Halbuki bir daha Mersin'e dönemeyecekti. :(
Festivalde Artvin halkoyunları ekibi birinci oldu. Artvin barı oynanırken Atatürk'ün bar başı olarak oyuna katılmasından sonra bu oyun "Atabarı" olarak anılmaya başladı.