Konu başarıysa:
Ruslar Dostoyevski'si, Tolstoy'u, Gogol’u, Puşkin’i dile getirdiği an,
Fransızlar Balzac’ı, Hugo'yu, Flaubert’i, Racine’i yapıştırır.
İngilizler Shakespeare’den, Conrad’dan, Woolf’dan, Eliot’dan bahsederse,
Almanlar Goethe’yle, Heine’le, Böll’le, Hesse’yle karşılık verir.
İtalyanlar Dante, Pavese, Manzoni, Eco derse,
Amerikalılar Poe der, Hemingway der, Melville der, Faulkner der.
İrlandalılar Joyce, Swift, Beckett, Shaw güzellerken,
İspanyollar Cervantes’i, Unamuno’yu, Jimenez’i, Lorca’yı haykırır.
Portekizliler Pessoa’yı, Saramago’yu övgüye boğarken,
Arjantinliler Borges’i, Cortazar’ı yedirtmez.
Yapılacak şey, her milletin en iyilerini bulup okumak.