Yeryüzündeki her keşif, kaşifinden çok, onun tanımadığı, tanıyamayacağı insanların işine yarıyordu. Ne çok insan, sınırlı ömrünü, kendi işine yaramayacak şeyleri keşfetmek, üretmek ve dünyaya bırakmak için harcamıştı. Belki de asıl bırakmak istedikleri yalnızca isimleriydi. Acaba bu insanlar, dünyaya bir isim bırakmanın bedelini mi ödemişlerdi yoksa dünyaya bıraktıklarının yanında isimleri de mi kalmıştı.
İnsanoğlu, yeryüzündeki yaşam süresinin sınırlı olduğu gerçeğinin farkında olarak yaşayan ve bunu bile bile mutluluğu arama gücünü koruyabilen tek canlı olmalıydı. Bunu keşfettiği zaman, insanlığa büyük bir saygı duymuştu.