Bugün İran sinemasını güçlü kılan şey teknik başarıdan çok insanı anlatma biçimidir. Bu sinemanın büyük kahramanlar ve büyük zaferler anlatma gibi bir takıntısı yok. Hikâye aslında çok basit, insanın küçük kırılmaları....
Evet
وَ فٖيهَا مَا تَشْتَهٖيهِ الْاَنْفُسُ وَ تَلَذُّ الْاَعْيُنُ
âyetinin sarahat-i kat’iyesiyle insan, en ziyade ünsiyet ettiği ve dünyada numunesini tatmış olduğu cismanî lezzetleri cennete lâyık bir tarzda görecek, tadacak. Ve lisan, göz ve kulak gibi azaların ettikleri hâlis şükürler ve hususi ibadetlerin mükâfatları, o uzuvlara mahsus cismanî lezzetler ile verilecektir.