Canan Tan'ın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabı Eroinle Dansı da bu kitabı da bir çırpıda okudum. Sayfaların birbiri ardına nasıl geçtiğini anlamadan bitirdim. Konu başlıklarının altında anlatılan konular sakız yapılmadan güzel betimleme ve duygularla anlatılmış olaylardan ibaret. Ana karakterimiz Şiir ve başına gelen 3 erkekler yaşadığı diyaloglar, olaylar ve duygular silsilesinin akıcı romanı. Dramatik ama acınası olmayan çocukluğunda pamuk annesi ile geçirdiği o şen şakrak dönemleri yaşadığı anlamsız ve zor günleri , çevresinde dost bildiği arkadaşı Eda ve onun sevgilisi Hakan ile tanışma hikayesinin ardından ana karakterimiz Şiir'in ilk aşkı Ezel ile karşılaşması etkilenmesi ve kazara hamile kalmasıyla devam eden roman Ezelin Şiiri terk etmesi ve sevgili kızı mısranın daha ceninken son bulan hikayesi. Tahmini zor acıların ardından toparlanma süreciyle birlikte bu kitapta gördüğüm en net şey bir kadının duygularına kilit vurmasının zor olduğu. Bu zor zamanlar unutulmasa da eski izini taşımadığından Şiirin Baran'a kayan duyguları. Bu macerayı da çok uzun tutmadan doğru olanın (terk etmek) yapılmasıyla biten yakınlaşma Baran'ın yeğeni Recep'in Şiire olan yakınlaşmasıyla devam eder. Bazı sorunları olan Recep'i yaşadığı zorluklardan kendine dostane yakın gören Şiir sonunda bunda da hata yaptığını anlaması çok zamanını almaz.