Fatma Bilgin

Fatma Bilgin
@Fatmabilgin58
Sınıf Öğretmeni
25 Mayıs 1995
54 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
9/10
·168 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 15:43
Toshikazu Kawaguchi tarafından kaleme alınan “Elveda Demeden Önce”, zaman kavramını alışılmışın dışında bir çerçevede ele alan, sade ama etkileyici bir romandır. Hikâye, küçük bir kafede geçer ve bu kafenin sıra dışı bir özelliği vardır: Belirli kurallar dahilinde geçmişe kısa bir yolculuk yapma imkânı sunması. Romanın en güçlü yanı, fantastik bir fikri oldukça insani duygularla harmanlamasıdır. Karakterler geçmişe giderek kaybettikleri insanlara söyleyemedikleri sözleri söylemek, yarım kalmış duygularını tamamlamak isterler. Ancak yazar, bu yolculuğun her şeyi değiştirmeyeceğini özellikle vurgular. Bu yönüyle eser, “keşke” duygusunun ağırlığını ve kabullenmenin önemini derin bir şekilde hissettirir. Anlatım dili oldukça sade ve akıcıdır. Olaylar büyük sürprizlerden ziyade duygusal yoğunluk üzerinden ilerler. Bu nedenle kitap, hızlı bir aksiyon arayan okurlardan çok, içsel sorgulamalara ve duygusal derinliğe ilgi duyanlara hitap eder. Kafede geçen her hikâye, farklı bir vedayı ve farklı bir pişmanlığı temsil eder. Kitabın dikkat çeken bir diğer yönü de koyduğu kurallardır: Geçmişe gidilse bile şimdi değişmez, kahve soğumadan geri dönmek gerekir gibi sınırlar, hikâyeye hem gerilim hem de anlam kazandırır. Bu kurallar aslında hayatın geri döndürülemezliğini simgeler. Sonuç olarak, “Elveda Demeden Önce”, küçük bir mekânda geçen büyük duyguların romanıdır. Okuyucuya, sevdiklerine söylemek istediklerini ertelememesi gerektiğini hatırlatan, hüzünlü ama düşündürücü bir eserdir. Okuduktan sonra insanın içinde sessiz bir farkındalık bırakır.
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025616 okunma
Reklam
"Zamanda yolculuk edip geriye dönmek hiçbir şeyi değiştirmez belki ama geçmişle yüzleşmek... İşte bu, her şeyi değiştirir. "
"Apollo yanıma sokulup yüzüme baktı. Kesinlikle olamaz desem de gözleriyle bana şöyle dediğini biliyordum: -Neden ağlıyorsun? -İyi misin? -Ben buradayım, biliyorsun. Ne dediğini anlamam için kelimelerle konuşmasına gerek yoktu. Apollo, ne anlama geldiklerini biliyormuş gibi, yanağımdan süzülen yaşları şefkatle yalamıştı. İlk kez birinin beni gerçekten anladığını hissetmiştim. Kelimeler olmadan kurulan bu iletişim, gözlerin de dudaklar kadar çok şey anlattığını fark ettirdi."
"Pişmanlık duymamak aslında en büyük pişmanlığım olabilir. Keşke pişman olmayı becerebilseydim."

Fatma Bilgin

, bir kitap okudu
6/10
·128 syf.··
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 16:04
·
2026 24. kitabı
Reklam