Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Bu eserde Viktor Glass, 28 Kasım 1783'te yeni doğan bebeğini öldüren Johanna Catharina Höhn'ün hikayesinden esinlenmiş. Kitabı yazarken ise gerçek mahkeme kayıtlarından yararlanmıştır. Bununla beraber Goethe'de Karl August'un yakın arkadaşı olarak eserde yer alıyor.
Johanna hizmetçilik yapan yalnız, fakir ve kimsesiz bir kadındır ve yaşadığı yerde cinsel istismarlara maruz kalır. Bu durum ortaya çıktıktan sonra daha çok dışlanır ve zaten kötü olan hayatı tamamen kabusa döner, idam cezasına çarptırılır, zindana kapatılır. Goethe ise o dönemde artik yasaların değişmesini, idamın kaldırılması gerektiğini savunur.
Suç, sınıfsal farklılık, adalet gibi birçok kavram üzerinde okuru düşünmeye iten bir eser olmuş. Okurken Johanna'nın çektiği acılara, dönemin kadınlarının katlandıkları o büyük zorluklara şahit oluyorsunuz. Kadınlara yapılan muamelelerin ne kadar korkunç olduğunu okurken çok gerildiğim kısımlar oldu. Elinizden bırakmadan, çok etkilenerek okuyacağınızdan eminim.
Goethe'nin İnfazıViktor Glass · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024303 okunma