"İnsanların destana değil, destanların insanlara ihtiyacı vardır, destanlar büyük adamların ölümsüzlük iksiridir ama hayat gittikçe anlamsızlaştığı için bir gün gerçekliğini yitirdiğinde yaşanan en gerçek şeyler destana dönüşür, edebiyata bürünür ve böyle kurtulur yüklerinden küçük insanlar”
Şu yazık kelimesi mesela; hep ateş yaktığı için yazık diyorlardı ona ama otuz yıl boyunca devlet dairesinde aynı işi yapan, ölürken kravatını çıkaramayan bir insanın saygısıyla bekleyenleri vardı evde. Kime, niye yazık!