Sen gördün, bilirsin ... Harp ne garip şey değil mi? Bir bir değil, ağa takılmış balıklar gibi toplu halde ... Şairleri bile öldürüyorlar. Ve hatta çocukları bile. İncecik ayak bilekleriyle ... Ve biz ölümlerden ölüm beğenir gibi saf tutabiliyoruz yine de. İnsan dediğin çöplük, bütün kuyulardan daha karanlık değilse ne?
Belki de sizin orada Sabiha
Hanım, Dersim'in mavi göğünü bombalarla karartırken, -haberi buralara kadar geldi, sen duymadın mı?- Picasso'nun fırçası insanlığın sonunu dipsiz bir karanlığa boyamaktaydı.