Evlerini sadece güzel göründüğü için binbir çeşit bir eşyayla dolduran bununla da kalmayıp eşyaya anlam yükleyen, hatıraları emanet eden insanları hiç mi hiç anlamazdı, yine de onlarla tartıştığı görülmezdi. Herkesi, her şeyi olduğu gibi kabul eder ama öyle herkesle de dostluk kurmazdı. az insanla paylaştığı hayatı Fresco apartmandaki dairesinden farksızdı. Eşyanın da insanın da fazlası yüktü Bora için. 
Yüzleşmekten, hesaplaşmaktan söz etmeyelim hiç. Her şeyden önce kabul etmek gerekir. Evet, bunlar yaşanmış, diyebilmektir önemlisi biz ise her cümlenin ardından ama eklemeyi çok severiz, her şey olduğu gibi kabul etmek yerine ama larla, fakatlarla açıklamaya çalışırız.
 Her şey, her birimiz yavaş yavaş yokluğa karışıyoruz. Yok oluyoruz. Bizden gelen hiçbir şey kalmayacak. Hiçbir şey… Bu hiçlik korkutuyor beni. Neyse…