Fesih

Fesih
Türk Dili ve Edebiyatı
Lisans
30 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
9/10
·520 syf.··
2024 11. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 03:17
Masumiyet MüzesiMasumiyet Müzesi Orhan Pamuk'un Kar ve Benim Adım Kırmızı adlı eserlerini de okumuş biri olarak, her kitabında insanın içine dokunan ve kurgusuyla hayran bırakan bir hikâyeye tanık oluyorsunuz. Masumiyet Müzesini okumak baştan sona doğru olayın içinde olmak her okurun harcı değildir diye düşünüyorum. İki kez yarıda bırakıp tekrar baştan okumaya başladım. Ama bunu kendimde bir eksiklik olarak görüyorum. ( Kendime eleştirim olsun) Üçüncü seferde başardım. Kitabı bitirdikten sonra Orhan Pamuk'un neden Nobel Edebiyat Ödülü aldığını anlıyorsunuz. İlk başlarda çok sıkıcı geldi. Ancak her ilerleyen sayfalarda Kemal ve Füsun'nun yaşadıkları aşka saygı duyuyorsunuz. Özellikle Kemal'i anlamak okuyucu için biraz zor ve kestirilemez. Yazarın deyimiyle " Zaten romancı olmak kendi duygularınızdan bir başkasının duyguları gibi ve başkalarının duygularından da kendi duygularınız gibi söz edebilme hüneridir." Orhan Pamuk okuyucuyu hem olayın içinde tutuyor hem de aşk üzerine yoğun bir düşünceye sevk ediyor. Eşyanın hayatımızdaki yerini somut bir şekilde ifade ediyor. Orhan Pamuk eşyalara anlam yüklerken insanlık tarihindeki gibi bir kutsallık yüklemeden yapıyor. Bu da insanın anı olarak hayatında var etmeye ve yaşatmaya çalıştığı unutulmazlıkları bir değer olarak anlamlı kılıyor.
İnsanlar ve Duygular
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam
Babalar Üzerine
8/10
·248 syf.··
2024 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 13:15
İlk defa Hasan Ali Toptaş'ın bir eserini okudum. Akıcı ve duru Türkçesiyle hikâyeyi yaşıyoruz eserde. Baba sevgisinin ön plana çıktığı eserde ölüme yaklaşan babanın Ankara-Denizli arasındaki yolda ruhun derinlikleri zorlanıyor. Yazar bu ölümü Ankara'dan Denizli'ye gelirken her seferinde karşısına çıkan at ile yavaş yavaş babasına getiriyor. Önce İzzet Dayı sonrasında da Gülfen Yengeyle babasının ölümüne hazırlanıyor. "Babalar alınlara yazılan yalnızlıklardır." sözleriyle bizleri duygusal bir çemberin içine çekiyor. Öte yandan dayanılmaz bir acı halinde Ankara Isparta Denizli Hastane koridorlarında hepimize o havayı yaşatıyor. Henüz hayatta olanın kıymetini bilmenin en güzel örneğini veren yazar, yavaş yavaş geride kalan günlerin üzüntüsünü sabırla nakşediyor.
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
8/10
·222 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 00:00
Yaşar Kemal Anadolunun ölümsüz bir abdalıdır. Birçok eserinde üslubuyla adeta bize Anadolu'yu yaşatır. Eşsiz bir anlatımla adeta okuyucuyu yarattığı kahramanının düşünceleriyle yaşatır. Eserlerinde Çukurova havası ağır basar. Havası derken çiçeğinden tutun da böceğine kadar bizlere bir botanikçi gibi detay verir. Bir nevi Çukurovayı yeniden bize yaşatır. Yaşar Kemal Anadolunun yaşayan abdalıdır dedik. Onun eserlerini okurken bir anda kendinizi Dedekorkut ile başbaşa bulabilirsiniz. Çünkü aslında o sadece roman adı altında eserlerini yazmamıştır. Aslında o her eserini bir destan havasıyla yazmıştır. Üç Anadolu Efsanesi'nde kendinizi adeta Karacaoğlan, Köroğlu ve Halil ile Anadolu'nun derinliklerinde hissedersiniz. Konuşturduğu kahramanlar sanki içimizde yaşayan halk kahramanlarıdır. " İnsan anadan yiğit doğmaz, insanı hem yürekli hem de korkak yapan görgüsü ve aklıdır." [ Üç Anadolu Efsanesi s.29] Üç Anadolu Efsanesi'nde halk arasında bilinen üç hikâye anlatılır. Yaşar Kemal binlerce yılın birikimiyle kelimere doğal görünüşleriyle sihir yaptırmıştır. 222 küsür sayfadan oluşan eseri okurken nasıl bittiğini bile anlamıyor okur. Sözün özü halk söylencelerine, efsanelere karşı duyduğu hayranlıkla aslında Anadolu'ya olan borcunu ödemiştir.
Edebiyat & Roman
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514bin okunma