Aslında ölüm dediğimiz şey tam da dibimizde ve bizimle beraber. Yaşayanla ölümü bölen, narin, kırılgan bir eşik var. Bir adım, bir nefes, bir anın gözyaşı. Bu eşikte, insan, kendi masalının hem ozanı hem yolcusudur. Her kalp atışı, bir umutla çarpıp bir vedaya hazırlanır. Ömür, bir damla mürekkeptir sonsuzluğun boş sayfasına düşen. Ne eksik ne fazla, sadece o an, ebediyetin kıyısında titreyen bir ışık.