Kitap ismini çok duymuş olacağım ki, kitaplığımda kendisine yer vermişim. Gözüme takılınca içeriğini merak edip okumaya başladım. Akıcılığına ve vurucu cümlelerine söyleyecek söz yok; gerçekten rahat okunuyor. Yalnız, kitap bittiğinde beklentimin birebir karşılanmadığını fark ettim. “Çerezlik” bir kitap, aldım, okudum, bitti. Akılda kalıcılığının çok güçlü olacağını sanmıyorum.
Kitap ismini çok duymuş olacağım ki, kitaplığımda kendisine yer vermişim. Gözüme takılınca içeriğini merak edip okumaya başladım. Akıcılığına ve vurucu cümlelerine söyleyecek söz yok; gerçekten rahat okunuyor. Yalnız, kitap bittiğinde beklentimin birebir karşılanmadığını fark ettim. “Çerezlik” bir kitap, aldım, okudum, bitti. Akılda kalıcılığının çok güçlü olacağını sanmıyorum.
Vaktiyle tarif edilmez acıların yaşandığı mekânları, şimdi "turist" sıfatıyla ziyaret ederken ve ellerimizde akıllı telefonlarımızla üst üste fotoğraflar çekerken, herhalde içine düştüğümüz duruma en uygun başlık " kölelik turizmi" olurdu.
Bu garip "İsrail demokrasisini" kendisine çok yakın "Amerikan demokrasisine" benzetmek mümkündür. Amerikalılar bir 100 yıl boyunca, utanmadan "özel kuruluş" adını koydukları bir yöntemle "siyah ırkı" esaret altında tutmuşlar ve topraklarını ellerinden almak için kılıçtan geçirdikleri Kızılderililerin artıklarını kovaladıktan sonra Bağımsızlık Bildirilerinde İnsan haklarından söz açarak yeryüzünde bütün ırkların eşit olduğunu ilan etmişlerdir.