Oysa ilk ben, etten kemikten ben... tuhaf hissediyordu. İçimde bir şey yoktu. Boştum. Yürüme, alma, yutma, bardağı temizleme ve büfeye koyma hareketlerini yapıyordum sadece. Buradaydım ama değildim. Olamazdım çünkü aklı başında kim olsa çıldırırdı ve ben şu anda pek bir şey hissetmiyordum. Hayatta kalma moduna geçmiştim. Yorgundum, titriyordum ve boşluktan ibaret olmasam, bir şeyler hissetmek için kendime müsaade etsem, titrer, titrer, titrerdim, bacaklarım tutmayana kadar.
Size tavsiyem: Tam gaz başlayın! Ne kadar erken o kadar ça buk. Bu küçük adımı atmadan önce hakkında düşünerek harcayacağınız haftalar ve aylar sadece bu konudaki endişelerinizi artırmaya yarayacaktır. Unutmayın:
Siz bir yetişkinsiniz ve bağımsız bir birey olabilmek uğruna karşınıza çıkabilecek rahatsızlıklara katlanabilirsiniz.
Yalancı Kaplumbağa, gücüne gitmiş gibi ''Ne söylüyorsam, onu demek istiyorum'' dedi. Ejder de ekledi: ''Hadi, biraz da senin başından geçenleri dinleyelim.'' Alice biraz çekinerek ''Size anlatacak şeylerim yok değil, ama bu sabahtan başlarsak; düne dönmenin bir yararı yok artık, çünkü dün bambaşka bir insandım.''
''Kendinizi herkese olduğunuz yahut olabileceğinizden farklı olmamış olduğunuz gibi gösterecek olan durumunuzdan farklı değilmiş gibi göstermeyeceğiniz sanısına kapılmayın.''