Yakup Cemil usulca dilini çıkardı; her şeyi çocukça
alaya alan bir erişkin usanmışlığıyla yıkıldı. İsteseydi
biraz daha direnirdi; güldü, boş verdi... Gözeri hala açık ve uysaldı.
Yakup Cemil'i o gece kuşuna dizdiler.
Kağıthane tepelerinde beş silah patladı...
İri gövde, sert gerdan direndi, sonra dizlerinin
üzerine çöktü. Bir süre öylece kaldı.