Çalışırken bir an aklıma şu yazılar döküldü.
Anlaşılma duygusunun karşısında kızmak var ise o zaman anlatmak geri durur susmak tercih edilir .
Bu cümlede güçlü bir psikolojik gerçeklik var.
İnsan, anlaşıldığında açılır.
Ama her anlatışının karşısına öfke, suçlama ya da savunma çıkıyorsa… zihin bir süre sonra şunu öğrenir:
“Konuşmak güvenli değil.”
O noktadan sonra kişi artık anlatmayı değil, kendini korumayı seçer.
Ve çoğu zaman koruma biçimi sessizlik olur.
Sessizlik bazen olgunluk değildir sadece;
yorulmuş bir ruhun geri çekilmesidir.
Çünkü anlaşılmak isteyen kalp, sürekli yargıyla karşılaşırsa kendini kapatır.
Bunun psikolojide de karşılığı vardır: İnsan, duygusal olarak tehdit hissettiği yerde ifade gücünü geri çeker.
Yani kızgınlık arttıkça iletişim azalır.
Anlaşılma ihtimali düştükçe susma artar.
Bu yüzden sağlıklı iletişimde yalnızca “konuşmak” değil,
karşı tarafın nasıl dinlediği de belirleyicidir.
Anlaşılamayan İnsan kendini bu resimdeki gibi hisseder.
Filozof 💫🐢