Kendi varlığımızın sürekliliğine inancımızı yitirirsek varolma duygumuz tehlikeye düşer; başkalarının boyunduruğu altına gireriz; ondan sonra da artık varolmamız o insanın ağzından çıkan sözlere bağlı kalır.
Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz.
Birisini sevmek yalnız güçlü bir duyguya kapılmak değildir; bir karardır, bir yargıdır, bir söz vermedir.Sevgi yalnızca duygudan oluşsaydı birbirini ölünceye dek sevmek için söz vermek gerekmezdi.Duygular gelip geçicidir.Eyleme yargı ve karar karışmamışsa o duygunun ölünceye dek süreceğini nasıl bilebiliriz?
Süt, sevginin ilk yönünün, ilgi ve bakımın simgesidir.Bal, yaşamın tatlılığını, yaşama sevincini, yaşamın verdiği mutluluğu gösterir.Annelerin çoğu süt verirler, ama pek azı bal katabilir buna.Bal verebilmek için o kişinin yalnız "iyi bir anne" olmakla kalmaması, mutlu bir insan da olması gerekir.