Uzun'un çocukluğundan başlayarak ailesinden, büyüklerinden öğrendiği kültürü, dinlediği masalları, hikayeleri, şiirleri anlattığı bir eser. Bahçedeki 'narların çiçeklenmesi' onun hem çocukluğunun hem daha sonraki yaşamında savunduğu görüşün metaforu oluyor. Düşüncelerinden, yazılarından ötürü çektiği zorlukları, göç etmek zorunda kalışını (fakat bunun kendi gelişimine çok büyük katkı sağladığını), kendi çabaları ile öğrendiği Kürt yazı dilini ve oluşturduğu edebiyatı, beslendiği kaynakları sohbet havasında anlatıyor.
(Bu kitap vesileyle bir Kürt destanı olan 'Memê Alan'ı öğrenmiş oldum. Ayrıca; kitabın son kısımlarında "Musa Anter'e Ağıt" bölümü sinematografik bir metni andırıyor. Bu haliyle bende, Şiwan Perver'in 1999 yapımı orkestra eşliğindeki 'Dayîk' melodisini çağrıştırdı. O bölümü, bu melodi eşliğinde okuma keyfini tatmak isteyenlere anekdot olsun. )
Yazarın okuduğum ilk eseri, Yaşlı Rindin Ölümü'ydü; bu eserde yazarın dilini, eserin içeriğini çok yeterli bulmamıştım. Fakat Nar Çiçekleri; yazarın beslendiği kaynaklar, dili kullanışı bakımından daha kayda değer.
Esere adını veren 'Nar Çiçekleri' üzerine, kitaptan bir alıntı ile incelemeyi bitirelim:
"...Sessiz, sakin, ağır, inanılmaz oranda uyumlu ve anlatılamayacak kadar güzel bir değişiklik. O dallar, yapraklar, tomurcuklar, çiçekler, renkler, her şey ama her şey; tüm farklılıklarına rağmen, müthiş bir uyum içinde, birbirini tamamlayan, güzellikleri, kokuyu, alımlılığı daha da çekici yapan bir ahenk içindeydi."