Zira bir toplumun vicdanı, o toplumun en zayıf halkasının ne kadar güvende olduğuyla ölçülür. Eğer adalet, sadece şanslı bir azınlığın sığınağı haline gelirse; dürüstlük, enayilikle eş değer görülmeye başlar. Bu çöküşten kurtuluş ise ancak bireyin kendi 'dirilişiyle' mümkündür.