Nasıl ki Darü'l-Erkam bir model olduysa Darü'n-Nedve de bir model oldu. Şimdi biz Darü'l-Erkam'ı anlamaya çalışırken diyoruz ki bu evin azıkları iman, Kur'an, namaz, ilim, gözyaşı, ahlak ve adalettir. Eğer bir evde bunlar varsa, o ev Dârü'l-Erkam'ın şubesidir. Yok eğer bir evde şer, küfür, günah, dedikodu, gıybet, yalan, iftira varsa, o ev de Dârü'n-Nedve'nin şubesidir. Dolayısıyla bir yerin hangi evin şubesi olduğunu ortaya koyacak şey isimlerinden ziyade o evin azıklarıdır.
Şeyleri oluruna bırakın, olduklarından daha fazla karmaşıklaştırmayın, yeterince karmaşıktırlar zaten. Bırakın başkaları önden buyursun, ne yapacaklarsa yapsınlar. Yaşam hangi makamdan çalıyorsa, ona uyun. Artık kalamayacak olanı kendi isteğinizle bırakın, gitsin. Kendinizi gelmekte olana gönlünüzle bırakın, varsin gelsin.
O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.