Seninle diğer kişi arasında sevgi akışı olunca ikiniz de bundan yararlanırsınız. Ve bu sevgi alışverişi sırasında potansiyelin gerçeğe dönüşmeye başlar. İşte bu şekilde kendini bulursun.Daha çok sev, daha fazla geliş; daha az sevince sen de daha azalırsın.Sen hep sevgin ile düz orantılısın. Sevginin boyutu ile varlığının boyutu birbirine eşittir.
Ama onların Tanrı'sı kendi özel Tanrılarıdır, gerçeklerin tanrısallığı değil. Az gelişmişliklerinden kurtulunca da Tanrı'ları yok olur.
Bu çoğu insanın başına gelmiştir.Geçtiğimiz yüzyılda pek çok insan dinsiz oldu - Tanrı'nın var olmadığını anladıklarından değil, yaşadıkları devrin insanları biraz daha olgun kıldığından.İnsanoğlu rüştünü ispat etti; insanoğlu biraz daha olgunlaştı. O nedenle çocukluktaki Tanrı, gelişmemiş beynin Tanrı'sı, Artık geçersiz kaldı.
Friedrich Nietzsche "Tanrı öldü" derken bunu kastediyordu.
Varoluş çelişkilidir; çelişki onun ta kalbinde yaşar. Çelişki zıtlıklar sayesinde yaşar, O zıtlıkların dengesidir.Ve bu dengeyi tutturabilen kişi yaşamın, varoluşun, Tanrı'nın ne olduğunu da anlayabilecek duruma gelir. İşin sırrı dengededir.