güzeldir istandiğinde vermek, fakat evla olan istanmeden vermektir, farkına vararak.
ve eli açık kimse için kabul edecek birini aramak vermekten daha büyük bir bahtiyarlıktır.
Entellektüel bir türk bilgininden nameler. Asrımızda yaşayan bu kişinin; sadece tarih değil bunun yanında edebiyat sanat coğrafya bilimum sosyal bilimlere olan hakimiyetini yaşantısından da şifreler vererek bize transparan bir şekilde, kendine has iğneleyici uslubu ile anlattığı bu eser dimağımızda ayrı bir tat bıraktı. Kendisine saygılarımı sunarken, kendisine Allahtan uzun ömürler diliyorum ...
Oblomov hemen hemen her yerde duyduğum bir eserdi. Başarılı bir başyapıt hiç sıkılmadan bir çırpıda okudum. Kitaplarla içli dışlı olmaya başladıkça , gogol, un büyüklüğünü ve batıdan-doğuya etkisinin ne kadar derin olduğunu görmeye başladım. Neredeyse kafka'dan gonçarova herkeste bir tutam muhakkak gogol görüyorum,buluyorum.
Olaya sadece etnik kökene indirgeyip bakmadan; "Yahudi kelimesini çıkartın yerine ezilmiş hor görülmüş olan herhangi bir dinin müntesibini koyun aynı duyguyu hissediyorsanız insansınız". Kitabın baş kısmında sheakspere ın yahudiler hakkında çok fazla malumatı olmadan sadece onlar hakkında duyduklarıyla eseri oluşturduğunu dipnot olarak ekleyelim.
( “bir yahudinin elleri, ayakları, duyguları, sevgileri, tutkuları yok mu? bir yahudi, bir hıristiyanın yakalandığı aynı hastalıklara yakalanmıyor mu? aynı ilaçlarla iyileşmiyor mu? yazın sıcağını, kışın soğuğunu bir hıristiyan gibi hissetmiyor mu? bizi gıdıkladığınızda gülmüyor muyuz? bizi bıçakladığınızda kanımız akmıyor mu? her şeyimizle birbirimize benzediğimize göre, şu anda da birbirimize benziyoruz: bize hakaret ettiğinizde, bize ‘köpek’ diye küfrettiğinizde, intikamımızı almamız gerekmiyor mu? aynı bir hıristiyanın bir yahudi kendisine hakaret ettiğinde intikam alması gibi. bana öğrettiğiniz kötülüğü size uygulamak istiyorum. bunun sonuçları kötü olsa bile.” )