"...Kendi yalanlarına kapılmış ve yaptıklarından hiç çekinmez bir halleri olsa da, davranışlarında epeyce (daha da kınanmalarını gerektiren) bir kontrollülük de vardır. Böyleleri, toplumda güvensizlik hissi yaşayan ve kendilerinden başka kimseye zarar vermeyen, kendini övücü nitelikle yalanlar uydurmaya bağımlı olan kompülsif yalancılardan ayrılır. Yine, patolojik yalancılar da bambaşka bir kategoriye girer. Çıkarcı, kurnazlık peşinde ve bencil olan bu kişiler kompülsif olarak yalan söyler ama kendilerine yönelik belli bir amaçları da vardır. Hedeflerine ulaşma peşindeyken sevimli görünüp inandırıcı olabilirler ama talihsizlik eseri karşılarına çıkanlara büyük zararları dokunabilir. Bu talihsiz kişiler böyle karşılaşmaların ardından insanlara tekrar güven duyma konusunda sık sık problem yaşarlar. Patolojik yalancılar, yalanlarının kuracakları ilişkiler üzerinde etkisine kayıtsız kalır ya da umursamazlar; kısa vadedeki kazançları genelde uzun vadede sosyal itibarlarının zarar görmesiyle sonuçlanır."