Edebi anlamda çok tatmin edici bir kitap olmasa da konusu bakımından ilginç bir kitap. Hatta yakında beyaz perdeye uyarlanacağını düşündüğüm bir kitap.
"Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli." diyor kitap kısaca.
Her şey mükemmel olmak zorunda değil. Alt tarafı hayat işte. Yaşa gitsin.
Keyifli okumalar diliyorum.
Mustafa Güzelgöz' ün yani Eşekli Kütüphaneci' nin yaşadıklarını anlatan bu romanı okurken, kütüphaneleri ve kütüphane görevlilerini düşündüm. Okurken çok da şaşırmayacaksınız olanlara. Mustafa Bey in emekleri gerçekten takdir edilmeyi hak ediyor. Hayal kırıklıkları da var tabii ki. Fakir Baykurt un son romanı kızı tarafından toparlanarak düzenlenmiş.
Keyifli okumalar.
Türk Eğitim Sisteminin 1910 -1960 yılları arasında geçtiği aşamaları, tarihin tanıklığında, zamanın şartlarında tanıma imkanı buluyorsunuz.
Başta eğitimciler olmak üzere, yakın tarihimizi merak eden herkesin okuması gereken bir kitap.
Bir kadın tüm hayatını bir tutku uğruna bırakıp gitmeye nasıl razı olur ? Ve yaşadığı düş kırıklığı sayesinde, kolayca da unutur isterse yine tüm yaşananları. Dönüp arkasına bile bakmaz.
1992 de yazılmış bu kitap bende yazarını tanıma isteği uyandırdı. Hayallerin ve DÜŞLERİN bu denli iç içe geçtiği bir kitabı daha önce okumamıştım. Başta sıkıcı gelse de zaman zaman kendimi kaptordığımı itiraf etmeliyim. Kitap bittikten sonra bile hala yerine oturtamadığım şeyler var.