Fatma bildik

Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben,hem de öylesine içten,öylesine dolu dolu severken,ondan başka hiçbir şey görmez,bilmezken,ondan başka varlığım yokken,nasıl olur da onu bir başkası da sever,sevebilir ?
Bu efkar,daha çok,kendi kişiliksizliğimizle ilgili içsel bir kaygı,kıskançlıkla iç içe,aptalca bir kendini beğenmişliğin kışkırttığı bir aşağılık duygusu değil midir ????
Mutlu edemediğimiz insanların mutlu olduklarını görüyoruz ve buna dayanamıyoruz.
Biz insanlar güzel günlerin bu denli az ve kötü günlerin çok olmasından yakınıyoruz.Tanrının her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücünü de bulurduk.
Her şeye rağmen,anlaşılmamak bizim gibilerin yazgısı.