Hepimizin hayatında daha başımızdan geçerken bile,bundan sonra çok uzun bir süre hiç unutmayacağımız bir şeyi yaşamakta olduğumuzu anladığımız zamanlar vardır.
...bazen Allah’ın bize bir an dikkat kesildiğini hisseder de Padişah’ın eline hevesle bir dilekçe tutuşturabilen birinin umuduyla ondan bir şey dileriz ya:Bana sevenlerle dolu mutlu bir ev vermesi için yalvardım Allah’ıma.
Geçmiş üzüntülerimizin tamamını mevcudunda bulunduran mucizevi bir şekilde güncel bir hafızamız olsaydı,böyle bir yükün altında çökerdik.Hayat, ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür.
Fiiliyatımızın kaynağı,kendimizi zamanın merkezi,nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır.Reklekslerimiz ve gururumuz ,teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür.Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi.Ama yaşamak,kendi boyutlarına karşı körleşmektir.