Örneğin, babalarımdan biri "Bedelini karşlayamam..." sözünü dilinden düşürmezdi, teki babamsa bu tür sözcüklerin kullanilmasını yasaklamıștı. Onun yerine șöyle dememde ısrar ederdi: "Bedelini nasıl karşılayabilirim?" ilki bir önermeydi, ikincisi soru. Biri sorunu kestirip atar, diğeri düșünmeye zorlardı.
Zenginlerin daha da zenginleşmesinin, yoksulların daha yoksullaşmasnın, orta sınıftakilerin de borç içinde çabalamasının nedenlerinden biri para dersini okulda değil evde öğrenmeleri. Çoğumuz para konusunu ana-babalarımızdan öğreniriz.
Robert'a göre, zenginler çocuklarını eğitmekte farkli bir yöntem izliyorlar. Onlar çocuklarinı evde, yemek masasında eğitiyorlar. Bu fikirler çocuklarınızla tartışmak istemeyeceğiniz fikirler olabilir, ama göz attığıniz için teşekkürler. Size araștırmayı elden birakmamanızi öneririm. Kanımca, hem bir anne hem de yeminli mali müşavir olarak, iyi notlar alma ve ivi bir bulma kavramı eski moda. Artık çocuklarımıza daha ileri düzeyde öğütler vermeliyiz. Yeni fikirler ve farkl, bir öğrenim gerek. Hatta çocuklarımıza, bir yandan iyi birer çalışan olurken kendi sirketlerine yatırım yapmayı öğütlemek hiç de fena fikir olmayabilir.