Yine harika bi sohbetti Sait Faik ile... "Sohbetti" diyorum çünkü kitabı okuduğunuz zaman fark edeceksinizdir. Sait Faik kitabı size okutturmuyor sizinle yanı başınızdaymış gibi sohbet ediyor. Sizin ne söylediğinizi dahi duyuyor. Yargılamadan, şikayet etmeden sadece gördüklerini ve gördüklerinin ötesinde ne olabileceğini anlatıyor size. Bunu tüm kitaplarında görebilirsiniz. Ayıplamaz bir insanı yaptığı şeyden, gördüğünden. Çünkü sadece insandır. Hepimiz gibi sıradan acıları, üzüntüleri, yaşadığı kötü anıları vardır. En çokta sadece, yalın haliyle insanı sevdiriyor size. Hele ki kitaptaki " İnsan hikaye yazarken "öldü" de diyebilir. Ama ben diyemem. Sevmem insan öldürmeyi..." cümleleri bunu daha da bariz bir şekilde sunuyor bize.
Kitabın içeriğinden bahsedecek olursak 17 hikayeden oluşuyor. Gümüş saat, Bekleyenin adamın üç hali, Hikaye peşinde öykülerini çok sevdim. Ayrıca kitap Sait Faik'in ölümünden sonra derlenip çıkarılmış. Sonda ise Behçet Necatigil'in Sait Faik için yazdığı bir şiiri var.
Dünya hisli insanler zor bir yer dedik fakat Sait Faik gözüyle bakınca nasılda sığıyor gözümüze o kadar hikaye...