#fundaokuyupyorumluyor
@everestyayınlarından çıkan @ozayerdem20 Türk Dili ve Edebiyat mezunu olan meslektaşım, öğretmen kimliği olan, anlatım diline ayrı bir sadelik ve samimiyeti ile #tekkişilikbalayı kitabında birbirinden güzel ve anlamlı 19 öykülerini kitabında birleştirmiş, yazısının sadeliği, gözlemleme gücü sayesinde şaşırtan tespitleri ile akıcı bir üslupla her bir öyküsüne derin manalar katmış.
Öykülerinde olaylar ne yoruyor ne de yüzeysel kılıyor tam kararında bir derinlik sunuyor. Üstelik yer yer yapılan edebi göndermeler, dikkatli okur için ayrı bir keşif alanı oluşturmuş. Bu yönü de kitabı sadece bir öykü kitabı olmaktan çıkarıp, katmanlı bir okuma deneyimine dönüştürmüş.
Kitabın ismini taşıyan “Tek Kişilik Balayı” öyküsü kitabın ruhunu en iyi yansıtan parçalardan biri. Behçet Bey'in kendisiyle baş başa kalmasının hem huzurunu hem de rahatsız edici yanını çok çarpıcı bir şekilde hissettiriyor.
"Mum Kutusu" öyküsünde Nihat'ın Mecit Bey'in evinde kaldığı kasvetli loş odanın bir ay sonunda kendi evine geçtiğinde farkında olmadan alışılmış bir düzen oluşturduğunu,
"Yaren" öyküsünde Fransız filminden figürana benzetilen Selim Bey'in yanından hiç ayırmadığı yıllanmış şemsiyesinin başka ellerde lanetlenmesi,
Bay "R" öyküsünde Şeref Bey'in kelime oyunları oynadığı ve kim olduğunu bilmediği rakibi,
"Ses" öyküsünde ise evde kaldığı sürede insanın kendini hastalık derecesinde makinelerden gelen arıza seslerinin olduğuna ikna etme çabası ve final bölümünün dikkat çekici ve bir o kadar da okuru etkileyici öyküleri bizleri karşılıyor.
Her bir öykü insana farklı bir mesaj veriyor. Kısacası; bu kitap sadece bir öykü derlemesi değil, aynı zamanda içsel bir yüzleşme alanı. Okurken durup düşündüren, gülümseten eser.
Öykü okumayı sevenler için güçlü bir okuma
#fundaokuyupyorumluyor
@inkilapkitabevi yayınlarından çıkan
#zatenoşarkıyıbensanayazmadım kitabını ilk çıktığı günden itibaren merakla bekleyenlerdenim. Sonunda yayıncılıkta çok başarılı olduğunu bildiğim değerli @orkungalolar hocamın kalemi ile ben de tanışma keyfini yaşadım.
Kitap kısa bir zamanda okunacak ama etkisi uzun süre devam edecek hikayelerden. Umut’un iç dünyasında gezinirken sevmenin; bazen susmak, bazen beklemek, bazen de gitmesine rağmen vazgeçememek olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsun.
Umut' un çocukluk aşkı Elif’in sessizliği ile Umut’un derin sevgisi arasında kalmış bir hikâye bu…
Kitap, cevaplardan çok “neden?” sorusunu büyüten ve ilerleyen sayfalarda okurun kalbine dokunan bir anlatım tekniğinden oluşuyor. Özellikle geçmişle bugün arasında gidip gelen o duygular, insanın kendi hayatından da kesitlere yer vermesine, kendini sorgulamasına olanak sağlıyor.
Sevgi, vefa, yarım kalmışlık ve yeniden başlama ihtimalini diri tutuyor. Kitabın her bir olayı bir şarkının içinde saklı tutması ve şarkı sözleri ile ifade etmesi de oldukça güzel bir atmosfer oluşturmuş.
Kitabın bitiminde geride sadece bir hikâye değil, okurun içini hafifçe sızlatan bir acı bırakıyor.
Aslında bazı aşklar yaşanmak için değil, insanlığa bir iz bırakmak için var.
Yazarın sade ifadeleri, okurun duygularına dokunması çok etkileyiciydi. Sizler de @orkungalolar kalemi ile tanışmakta geç kalmayın derim
Kalemi daim, okuru bol olsun. Yeni eserlerinizi merakla bekliyoruz.
Kitapla ve sağlıkla kalın