Her şeyin kusursuz olduğunu söylemiyorum, kusursuz diye bir şey yoktur. Evlilik zor zanaat. İnsanın kalbini paramparça edebiliyor, ciğerini sökebiliyor ama yaşamaya değer her ilişki, uğurunda savaşmaya da değer.
Bazen insanların otelden çıkış yapması gibi hayattan çıkış yapma ihtiyacı duyardım. İmzalamam gereken yeri imzalayıp anahtarı yaşadığım hayata geri vermek ve yeni bir yer bulmak isterdim. Güvenli bir yer. Ama belki de kalmaya değer bir şey vardı hala…
Keşke insanlar da kitaplar gibi olsalardı.
Bir romanın yarısına gelip de beğenmediğinizi fark ederseniz onu bir kenara bırakıp yenisini bulabilirdiniz. Aynısı filmler ve diziler için de geçerliydi. Öyle yaptınız diye kimse sizi yargılamazdı, vicdan azabı duymazdınız, siz söylemek istemediğiniz takdirde kimse bilmezdi bile. Ama insanlar söz konusu olduğunda sonuna kadar gitmek zorunda kalırdınız ve ne yazık ki herkes sonsuza dek mutlu yaşamazdı.