Klasik sonlara alışmış biri olarak kitabın sonu ben de bir boşluk yarattı. Sanırım Japonların “gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır” deme şekli budur.
Kitap farklı farklı karakterlerin dilinden yazılmasına rağmen okurken sıkılmıyorsunuz. Akıcı bir dilde tatlı bir roman. Okurken O-Tama’yı yaşadığı hayattan çekip alma arzumu bastırmaya çalışırken bir yandan hayatındaki kadınlara yaşattıkları için Suezo’ya da kurulduğumu farkettim. İçerisine bolca Japon kültürü serpiştirilmiş keyifli bir roman okumak istiyorsanız öneririm.
Bugünlerde şöyle düşünüyorum: Artık insanlarca kandırılmaya karnım tok. Yalan söylememek, insanları kandırmamak, buna karşılık da insanlarca kandırılmamak istiyorum.
Başına gelenlere razı olmak, bu genç kadının en sık tecrübe ettiği zihinsel durumdu. Ruhunun o kanalı, sık sık yağlanan bir makine gibi pürüzsüz çalışıyordu.