Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
Kitlelerin bir parçası olmak istemeyen insanoğlunun yapması gereken tek şey, içinde olduğu rahatlığa son vermektir; ona şöyle seslenen vicdanının sesine kulak versin: “Kendin ol! Şu anda yaptıklarının, düşündüklerinin, istediklerinin hiçbiri değilsin.”
Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda, şöyle cevap vermişti: “Tembelliğe meyillidirler.” Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: “Hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar.”
Tek kelime ile mükemmel. Herkesin Arthur’u ve felsefesini mutlaka okuyup üzerine düşünmesi gerekiyor.
“O benim olsa, şu kadar olsa neler yapardım demek yerine, elimdeki şeyi kaybedersem ne olur deyip” gerçek mutluluğa daha kolay erişebiliriz.
Sürekli gelecek adına planlar yapıp onlar için çabalarsak gerçekten bizim olan tek zaman olan anı kaybetmiş olmaz mıyız?
İşte burda Arthur böyle davrananları; burnuna belli mesafede kafasına saman bağlı eşeğe benzetiyor istediği kadar kovalasın o samanı hiç bir zaman ulaşamacaktır…
Hayat çocukluk tarafından bakarsan sonsuzluk gibi gelir, yaşlılık tarafından bakarsan kısa bir rüya gibi gelir… bu yüzden elimizdekilerle anı yaşamaya çalışmalıyız değerli okurlar.
Çok güzel kitaptı Schopenhauer’ı okumaya devam edeceğim mutlaka.