Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
İnsanlık tarihini çok güzel bir şekilde göz önüne seriyor. Bize her şeye (tarih,bilim,hayat,mutluluk,gelişme) farklı açılardan bakmamızı sağlıyor. Çok güzel çıkarımlarda bulundurup, oldukça düşündürücü sorular sorduran güzel bir eser. “Neyi istemek istiyoruz” cevabını bulursak her şey çözülecek gerçekten. Daha sonra yine yazabilirim çok şey hissediyorum bu kitap hakkında ama ifade edemiyorum şu an... Akçakalede bitirip akçakalede yazmamdan kaynaklanıyor olabilir Allah ülkemize zeval vermesin...
Mutluluk aslında bir insanın hayatını anlamlı ve değerli görüp görmediği ile ilgilidir. Mutluluğun önemli bir bilişsel ve ahlaki yönü vardır. Değerlerimiz, kendimizi “yeni doğmuş bir diktatörün zavallı köleleri” veya “yeni bir yaşamı sevgiyle büyütenler” olarak görmemiz arasındaki temel farkı yaratır. Anlamlı bir hayat, zorluklar içinde geçse de son derece tatmin edici olabilir, buna karşılık anlamsız bir hayat da ne kadar konforlu olursa olsun korkunç olabilir.
Tek bir anlamlı tarihsel gelişme vardır. Bugün nihayet mutluluğun sırrının biyokimya sistemimizde olduğunu anladığımıza göre, zamanımızı politika ve sosyal reformlarla, siyasi mücadele ve ideolojilerle ilgilenmekle geçirmeyi bırakıp bizi gerçekten mutlu eden tek şeye odaklanabiliriz: biyokimyamızı manipüle etmek. Eğer beyin kimyamızı anlamak ve uygun tedavileri geliştirmek için milyarlar harcarsak, insanların her zamankinden daha mutlu olmasını sağlayabiliriz, böylelikle devrimlere de ihtiyacımız kalmaz. Örneğin Prozac rejimleri değiştirmiyor ama serotonin seviyelerini yükselterek insanları depresyondan çıkarabiliyor.
Hiçbir şey Biyolojinin önemini ünlü New Age sloganı kadar iyi anlatmıyor. “Mutluluk içimizde başlar.” Para, toplumsal statü, plastik cerrahi, güzel evler, iktidar konumları, bunların hiçbiri size mutluluk getirmez, uçup gitmeyen gerçek mutluluk sadece serotonin, dopamin ve oksitosin sayesinde olur.