Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
Dört kitap üzerine inceleme yerine genel değerlendirme yapacam; Öncelikle şunu belirtmeliyim çok güzel ve akıcı bir üslubu var Yaşar Kemal’in. Beni en çok etkileyen ise Yazarın toplumunuzu bu kadar güzel tasvir etmesi, karakterler o kadar tanıdık geliyor ki, gündelik hayatta sürekli karşılaştığınız bir sürü insana benzetebilirsiniz , İnce Memed hariç maalesef çünkü günümüzde; Hürü Analar , Müslümler, Çocuk Memedler, Ferhat Hocalar çok ama bütün bu güzel insanları zulmün karşısında birleştirecek bir İnce Memed yok ne yazık ki...
“İyi de bir insana neden ömür boyu geçerli olacak şekilde tek bir isim veriliyordu başka bir isim de verilebilecekken, hatta isminin harfleri karıştırılıp aynı isimden yenileri türetilebilecekken? Kendimiz de dahil etrafımızdaki her şeyi yeniden adlandırma şansı Ne zaman alınmıştı elimizden?
Doğuştan bana verilen bir isme ilanihaye mıhlanıp yapıştığımı bilmek nasıl sıkmaz ki canımı, hayattaki yegâne tesellim kendim olmamayı başarabilme şansım iken? İsimleri sonsuza kadar sabitleyen bir dünyaya saplanmışım, harflerin çığırından çıkmasına izin vermeyen. Ama ne vakit kaşığımı alfabe çorbasına daldırsam ismimi ve onunla birlikte kaderimi yeniden düzenlemek üzere yeni harfler yakalamayı umuyorum.”
Ona göre dayak Candarmanın en kutsal işidir. Ve hem de cennetten çıkmadır. Bu millet dayak üstüne bina edilmiştir. Bu köylünün üstünden bir gün olsun dayağı eksik edersen bu ülke batar.