GK

Altını çizdiklerimi sayfalar arasından çekip çıkarıyorum ᝰ.ᐟ
Erü/İlahiyat
Yetişemediğim Yerdeyim
137 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Rüya hakkında.
Bazı alimler diyorlar ki: Gayb aleminde Allah'ın ilminin tecelli ettiği ve adına Levh-i Mahfuz denilen bir levha, adeta manevi bir pano vardır. Allah'ın lütfu sayesinde insan ruhu bu levhayı okuyabilme kabiliyetine sahip kılınmıştır. Fakat ruhun madde alemindeki meşguliyeti buna engel olur. Ancak uyku halinde ruhun bedenle ilgisi zayıflar ve Levh-i Mahfuz'u okuma gücü artar. Can gözünün orada gördükleri, hayal aleminde birtakım simgeler aracılığıyla izler bırakır. Bu izler bir ilim dahilinde deşifre edilebilir. Bu ilim "tabir" ya da "te'vil" adıyla anılır. İşte salih rüyaların hakikati budur. Sadık rüyalar levh-i mahfuzdaki delile; o da hayat planındaki bir hakikate tekabül eder. Yani bazen insan böylesi bir nimete mazhar olduğunda, olacak olanı olmadan evvel bilebilir. Peygamber Efendimiz bu tür rüyanın peygamberliğin kırk altı cüzünden biri olduğunu haber vermiştir. (Buhâri, Ta'bir, 2-4)
Sayfa 24 - Timaş Yayınları - 8. Baskı / İstanbul 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kalbe dokunursan insana ulaşırsın; kalbi pas geçen insanı da teğet geçer.
Sayfa 24 - Timaş Yayınları - 8. Baskı / İstanbul 2025·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan en son gözüne inanır.
Gözüne inanmayan bir adamın gönlünü hiçbir şeye inandıramazsınız, iman ettiremezsiniz.
Sayfa 22 - Timaş Yayınları - 8. Baskı / İstanbul 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Haklı.
Peki Arapça bilmeyen diğer insanlar ne olacak? Diğer insanlar irşat edilecek, hakikatler anlatılacak. Peygamberimizin varis edindiği alimler Onun bıraktığı Kur'ân ve sünnet mirasını insanlara tebliğ ve talim edecekler. Bunun başka yolu yoktur. Sanayide akşama kadar çekiç sallayan, bir inşaatta dur durak dinlemeden çalışan bir Müslüman'a "Sen de Kur'ân'ı Arapçasıyla, tefsir usulüyle, Kur'ân tarihiyle bileceksin. Sen nasıl Müslüman'sın?" demek fıtratta ve gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan kuru bir idealizmdir. Bu söylem "Sağlığını koruman için tıp okuyup doktor olman gerek." demeye benzer. Herkes doktor olmaz, olamaz. Bazıları doktor olur ve Allah'ın izniyle diğerlerine şifa verir. Herkes de âlim olamaz, bir müfessir gibi Kur'ân'ın tefsirini bilemez. Her insanın hiçbir doktora gerek kalmayacak şekilde tıp öğrenmesi nasıl muhal ise hiçbir alime muhtaç olmayacak şekilde her Müslüman'ın kendi kendine Kur'ân'ı anlaması ve tefsir bilmesi de öyle imkansızdır. Çünkü Kur'ân'ı Allah'ın muradına uygun bir şekilde çelişkilerden uzak olarak anlayabilmek başta Arapçanın olduğu ve adına ulûmu'l-Kur'ân denilen bir ilimler bileşkesini bilmeye ve bu ilimler aracılığıyla Kur'ân üzerinde uzunca bir zaman çalışmaya bağlıdır. Yani bir düşünelim: Sıradan bir kimseyle bir alanın uzmanı her zaman bir hakikati aynı şekilde anlar mı? Benim bir yıldızı gördüğümde hissettiğim, algıladığım şeyle, bir astrofizikçinin baktığında anladığı şey aynı mıdır?
Sayfa 20 - Timaş Yayınları - 8. Baskı / İstanbul 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Kur’ân tarihten doğmaz, tarihe doğar.
Sayfa 15 - Timaş Yayınları - 8. Baskı / İstanbul 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam