Size şunu sorayım,
SİZCE TANRI MÜKEMMEL VE KUSURSUZ MU?
Birçoğunuz buna evet diyecektir, öyle olmasına rağmen, Tanrı’yı bile SEVMEYENLER var. Hadi bakalım buyrun buradan yakın. Tanrı bile herkesin onayını alamıyorken, size ne oluyor da herkesin onayını alma hayali ile yaşıyorsunuz?
ALTIN KURAL
- Herkesin sizi onaylamasını, sevmesini istiyorsanız, İYİ ŞANSLAR, çünkü yok öyle bir şey. Siz kendinizi sevin ve onaylayın yeter....
Bakın DENEMEK ile ilgili hocamın çok güzel bir TESTİ var.
Masanın üzerine bir kalem koyun. İki elinizi masanın üstüne, kalemin sağına ve soluna koyun. Üçe kadar sayın ve kalemi elinizle almayı DENEYİN.
Lütfen okumaya devam etmeden önce yapın bunu.
Kalem elinizde, sırıtarak okumaya devam ettiğinizi göre biliyorum.
Ben size kalemi elinize ALIN demedim. DENEYİN dedim.
Hadi şimdi tekrar kalemi masanın üzerine bırakın. Elleriniz masanın üzerinde. Kalemi elinize almayı DENEYİN.
Yine kalem elinizde ise, size sövmekten başka çarem kalmayacak.
Size kalemi ALIN demiyorum. DENEYİN diyorum.
- Ne demek “Alın demiyorum, deneyin diyorum.” Ulan kalemi ya eline alırsın ya da almazsın.
DENEMEK diye bir şey, Dünya var olduğundan beri yoktu.
Bundan sonra da olmayacak. Bir şeyi ya yaparsınız ya da yapmazsınız.
DENİYORUM OLMUYOR = Yapmıyorum!!!!
DENİYORUM OLMUYOR = Yapmayı istemiyorum!!!!
... yirmi yıl gibi sürelerle hapis yatan insanlarla tanıştım. Yirmi yıl sonra tahliye olduklarında, eve gittiklerinde en çok neyi özlediklerini tahmin edebilir misiniz? HAPİSHANEYİ!! Çok ciddiyim.
Kutunuz (hayatınız!) ne kadar rahatsız olursa olsun, içinde belli bir süre kaldıysanız o kutu (hayat!) sizin gerçekliğiniz halini alır ve EGO, hemen kendini adapte eder oraya. Biz buna KONFORSUZ KONFOR BÖLGESİ diyoruz. Her ne kadar istemeseniz de, kendinizi oraya ait hissetmeye başlar ve başka HlÇBlR YOL olmadığına inanırsınız....