.....
20 bölümde teknoloji devrimini anla, 20 günde kilo ver, 30 günde dil öğren, 5 maddede ilişki dinamiklerini analiz et, 8 adımda karnıyarık tarifi. Modern hayat kendimi Mario oyununda gibi hissettiriyor; sürekli gelişmek zorunda olan, bunları da sayısal algoritmaya alan bir Mario.
Rutinimi kaybediyorum. Tam fresk öğrenmeye yöneleceğim, bu kez daha renkli başka bir sanat dalı ile karşılaşıyorum. "Beş adımda tezyin öğren" başlığı tüm albenisiyle bir balyoz gibi iniyor aklıma. Her şeyi sil baştan.
Tam bir odak tacizi altındayız!
Sürekli gelen bildirimler, indirim haberleri, kaldırım haberleri, bizi sürekli amaçlarımızdan, kararlarımızdan uzaklaştıran bir kışkırtmayı hedef alıyor.
Ekran başında ağzımız açık bir şekilde Gizem'in ne kadar mükemmel bir anne, Ece'nin ne kadar başarılı bir kadın; bir hafta önce aldığımız diyet kararını unutuyoruz.
Çünkü artık bir hedefimiz daha var; evde pastane pastası yapmayı öğrenmek. Mükemmel bir anne olmanın anahtarı o çünkü.
Sırtımızı yaslayıp bir kitap bölümü bitirmeye niyetlenirken, aklımızda Fatma'nın, Murat'ın, ya da bizi evvel sinir etmiş x şahsının bize beğeni atıp atmadığı, durumumuza bakıp bakmadığı var.
Başarılı doktorumuzun tavsiyesine uyacakken, aklımızda tek bir sağlık belgesi olmayan insanların "herkes sizi şişko yapmak istiyor, evet doktorunuz bile" velvelesine bulanan paranoyatif adımsızlığınız var.
Belgesel serinizi açıp bilim tarihi temeli atmaya karar vermişken, her nasıl olduysa ilişkili videolarda "sinsi insanları nasıl tanırız?" başlıklı, beyninizin ilkel yönüne bastırarak, sizi entelektüel adımdan geri tutan caydırıcılar var.
Multi-task adı altında dilim dilim böldüğümüz zihnimizin, sonunda iğdiş edilip iş görmez hale getirmesi için, el birliğiyle acısız ama acımasız distopya kokulu bir dönemde