Aşsız eşsiz işsiz

Zihinde Sadeleşme Evlere eşyaları sıkıştırdığımız gibi zamanı da sıkış tepiş kullanıyoruz. Planlar sıkışık yapılacaklar sıkışık. İnsan evvela zamanını sadeleştirmeli... Sahi sadeleşmiş bir zaman dilimi ile yaşamak zor mu? Hep koştur koştur bir telaş.. Ya yapılacaklar listesine odaklıyız, ya yapamadıklarımıza yada yapılmışlara.. Ama “yapılana” değil.. ya geçmişteyiz ya gelecekte ama şimdide değil.. Boş kaldığımız an dakikasında dört nala yeniden koşmaya başlıyoruz.. Bir muhabbete, gökyüzünü izlemeye, kuşların kanat sesini dinlemeye, seher vaktini koklamaya hiç zamanımız yok. Aç kalınca ölmeyecek olsak ona bile zaman oluşturmayacağız! Demiyoruz kendimize! “dur bir dakika ya noluyoruz, nereye koşuyorsun acelen ne” Dünyanın tüm yükünü bir günde bitirip daha gelmemiş ecelden evvel göçüp gitmek niyetinde misin bu dünyadan? O zaman derdin ne? Ne bu yetmeyeni yetirme, bitmeyini bitirme, olmayanı oldurma çaban? Artık yetmeyeni yetirmeye, bitmeyeni bitirmeye, olmayanı da oldurmaya uğraşma! Anla; Allah’ın takdir ettiğinden fazlası olmaz “eyvallah” demekten başkası yakışmaz sana. Böyle yaptığında omuzlarına oturup seni kırbaçlayan öküz inecek omzundan ve sen dört nala koşmayı bırakacaksın o an!Mükemmelliğe değil “yapabildiğine” gayret yapamadıkların için artık daha fazla haksızlık etme kendine! An anıya dönüşürken.. Sohbet ettiğin insana, namazına, okuduğun kitabına, çocuklarının cıvıl cıvıl konuşmasına, eşine, annene, babana” odaklan.. çünkü şuan geri gelmeyecek. Hani bir gün çok pişman olursun dedikleri de tam olarak bu! Anı yaşayamadığından pişman olur insan! Zamanında kafası başka yerde olupta düşünemediğinden! odaklanmayı, dikkati “yapılacaklar” listesi ile bölmeden.. Sahi zor mu
Reklam
..... 20 bölümde teknoloji devrimini anla, 20 günde kilo ver, 30 günde dil öğren, 5 maddede ilişki dinamiklerini analiz et, 8 adımda karnıyarık tarifi. Modern hayat kendimi Mario oyununda gibi hissettiriyor; sürekli gelişmek zorunda olan, bunları da sayısal algoritmaya alan bir Mario. Rutinimi kaybediyorum. Tam fresk öğrenmeye yöneleceğim, bu kez daha renkli başka bir sanat dalı ile karşılaşıyorum. "Beş adımda tezyin öğren" başlığı tüm albenisiyle bir balyoz gibi iniyor aklıma. Her şeyi sil baştan. Tam bir odak tacizi altındayız! Sürekli gelen bildirimler, indirim haberleri, kaldırım haberleri, bizi sürekli amaçlarımızdan, kararlarımızdan uzaklaştıran bir kışkırtmayı hedef alıyor. Ekran başında ağzımız açık bir şekilde Gizem'in ne kadar mükemmel bir anne, Ece'nin ne kadar başarılı bir kadın; bir hafta önce aldığımız diyet kararını unutuyoruz. Çünkü artık bir hedefimiz daha var; evde pastane pastası yapmayı öğrenmek. Mükemmel bir anne olmanın anahtarı o çünkü. Sırtımızı yaslayıp bir kitap bölümü bitirmeye niyetlenirken, aklımızda Fatma'nın, Murat'ın, ya da bizi evvel sinir etmiş x şahsının bize beğeni atıp atmadığı, durumumuza bakıp bakmadığı var. Başarılı doktorumuzun tavsiyesine uyacakken, aklımızda tek bir sağlık belgesi olmayan insanların "herkes sizi şişko yapmak istiyor, evet doktorunuz bile" velvelesine bulanan paranoyatif adımsızlığınız var. Belgesel serinizi açıp bilim tarihi temeli atmaya karar vermişken, her nasıl olduysa ilişkili videolarda "sinsi insanları nasıl tanırız?" başlıklı, beyninizin ilkel yönüne bastırarak, sizi entelektüel adımdan geri tutan caydırıcılar var. Multi-task adı altında dilim dilim böldüğümüz zihnimizin, sonunda iğdiş edilip iş görmez hale getirmesi için, el birliğiyle acısız ama acımasız distopya kokulu bir dönemde
........ ... Eskiden her şeye ayıp örten gözlerle bakardık, şimdi ayıp arayan gözlerle. Ayıpların bu kadar artması, biraz da bizim nazarımızla alâkalı. Arıyor ve buluyoruz; sonra da cümle âleme rezil rüsva ediyoruz. Böylece ayıplar umuma yayılıyor. Caydırıcılığı kalmayıp normalleşiyor......
.... Büyümek zaman alıyor Düşe kalka olgunlaşırız Mesele yanılmak, kaybetmek veya aldanmak değil. Mesele aydınlıkta gördüğünü karanlıkta unutmamaktır. Mesele aynı delikten ikinci defa ısırılmamayı öğrenmektir. Ve mesele her şeye rağmen inadına yeniden ayağa kalkmayı bilmektir.....
"İnsan doğduğunda yumuşak ve esnektir, öldüğünde ise sert ve katıdır. Yaşam yumuşak ve esnek olandır, sert ve katı olan hiç bir sey zafer kazanamaz." Andrei Tarkovsky, Stalker
Reklam