HER SAKALLI, DEDEMİZ DEĞİL
İnsanımızın sakal, sarık, cübbe gibi tezahürlere müthiş bir zaafı var. Hele de işin içine biraz rüya âlemi ve biraz da laf cambazlığı girdi mi, maalesef ciddi suiistimaller yaşanıyor. Son örnek, malum.
Manevî rehberlik anlamında birinin peşine düşülecekse, şu sorulara sağlam cevaplar verilmeli:
* Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlı mı?
* Para-pul, ihale, makam-mevki işlerinde parmağı var mı?
* Kendini öne çıkarma, alkış ve şöhret konusunda tavrı nasıl?
* Kendisine tabi olanları İslâm kardeşliğine mi çağırıyor, yoksa hizip taassubuna mı?
* Hata yapan Müslümanlara yaklaşımında şefkat mi var, kibir ve hınç mı?
Sorular daha da çoğaltılabilir, ama sorusuz olmaz.
Allah'ın huzurunda hesabımızı verirken, kimin peşine neden düştüğümüzün ve o yolun bizi nerelere sürüklediğinin de bir hesabı olacak elbette.
Taha Kılınç