İyi insanlar olmalı deriz fakat insanlardan önce kendimiz de iyi olmalıyız. Yükü hep başkasının atmak çözüm değil diye düşünüyorum. Hep olmalılar ile uğraşırken aynayı kendi yüzümüze çevirmiyoruz. Eğer bir söz bir eylem imar ediyorsa huzur getiriyorsa değerlidir. Eğer bir söz bir eylem insanı alaşağı ediyorsa ise zararlıdır. Huzurun ve barışın kanatlarını herkes için düşünmekte mutlu bir toplum saklıdır. Kendine layık gördüğün huzuru, keyfi, arzuyu başkaları için de istiyorsan o zaman her cümlen değerli sen değerlisin..
Bilemiyorum anlatmakta bazen bir anlam ifade etmiyor. Kapanan kapılar açmak kolay olmuyor. En çok bildimlere takılıyoruz fakat bilgi ve bilmek içinde bir emeği barındıran birikim gerektiren işler değil midir ? Bu cevabını bildiğim soruları kendime sormakta, buradaki uçurumu aşmak için harcadığım bir çaba, bileni dinlemek bilmiyorsak okumak bence yerinde olacak bir davranıştır diye düşünüyorum. Buralar açmamız gereken şeyler bilginin hızla erişilebilindiği bir zaman da yaşıyoruz bunu değerlendirmeliyiz. Ne olduğu hakkında fikir temeli olmayan konulardaki sıkıntılar gereksiz ön yargıları doğuruyor. Yanlış bilgi yanlış algı üretiyor ve buda insanı gitgide bireysel bir bakışa ve yaşantı oluşturmaya itiyor ve insanlar biz ile iletişim kurmaktan kaçıp sadece merhaba ya da bizi görmeden geçebiliyorlar. Bunlar benim gözlemlerim iletişimsiz yaşamlara dair fikirlerim.