Özcan Alkan

Özcan Alkan
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Çocuklarımızın Kur'ân okumayı öğrenmesi, bazı ayet ve duaları ezberlemesi lâzım. Eskiden, çocuklara E-lem-tere'den aşağısını ezberletiyorlardı. Ve bir çoğumuz namazlarda hala aileden öğrendiğimiz o E-lem-tere'den aşağısını okuruz. Dinî hayatımız bu kısa sureler ve dualar üzerine kurulmuştur. Çok güzel birşeydir bu. Çoğu, orijinalinden okumasını da bilmez. Kulaktan, ezber usulüyle öğrenmiş ve buraya kadar getirmiştir. Bizi ayakta tutan söz konusu kutsallara karşı ortaklaşa hissettiğimiz sevgi ve saygıdır; üç İhlâs bir Fâtiha'dır; E-lem-tere'den aşağısı, yani namaz sureleridir. Hepimizin kişiliği o mübarek dedelerimizin, ninelerimizin bize vermiş olduğu bu vb. bilgilerle şekillenmiştir. Hangi okulu okursanız okuyun, iş hayatında, eğitim hayatında nereye gelirseniz gelin, temel yapı, zihniyet annenizdenbabanızdan, ninenizden-dedenizden aldığınız bilgilerle oluşmaktadır. Onların size bir şeker vererek öğrettiği besmele sayesindedir. Fâtiha sayesindedir, ezanladır, namaz duasıyladır değil mi? Levhayı boşken yazmak önemlidir. Çocuğun levhası boştur,bu bakımdan, Besmele, Fâtiha, İhlâs vb. sure ve dualar bizim insanımızın ortak inanç ve dinî kültür değerleridir. İnanın, çocuklara bu bilgiyi vermezsek; namaz kılmasını öğ retmezsek, oruç tutmasını öğretmezsek çocuk, manevî sorunlar karşısında çok savunmasız, yetersiz, güçsüz kalır.
Sayfa 210·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Türkiye'de geçmişe göre eğitim düzeyi yükselmesine ve maddi imkânlar artmasına rağmen, intihar olayları gitgide artmaktadır. Çünkü gençlik boşlukta; sığınacağı, güveneceği birşey yok; hiç bir dayanağı yok... Günah fikri yok, sevap fikri yok; Allah'a sığınma, O'na güvenip dayanma (tevekkül) diye bir güçten yoksun. Çaresiz... Ne yapsın? Gönül diye bir şey var insanda. Bunu aç bırakırsanız sonu felakettir. İnsanın karnı doyunca, iş bitmiyor; “Oğlum, kızım! Ben senin karnını doyurdum, ev de bıraktım, iş de verdim.” diyoruz, ama yetmiyor bunlar. Manevî ihtiyaç maddî ihtiyaçtan önce gelir; en azından, birbirine paraleldir bunlar. Intihar edenlere bakınız. Genelde, maddi imkânsızlıktan değildir. Aksine, yaşama ümidi bitmiştir. Sığınacağı, güveneceği bir şey kalmamıştır. Karnı aç olan insan arar, bulur; ama ruhsal dünyası bitmiş olan insanın yaşama şansı yoktur. Çünkü ruh bir yaşam enerjisidir. Bu çok önemli bir olaydır. Bugün Avrupa'nında temel bir problemidir bu. Daha fazla insanımızı kaybetmeden çocuklarımıza sahip çıkmak durumundayız. Bu duruma düşmüş olan gençlere ters bakma, dışlama hakkımız yoktur. Onların elinden tutmak gibi bir görevimiz vardır. Kur'an; yanlış yola düşmüş insanlara sahip çıkmayı emreder. Kur'an'ın mücadelesi, bu insanları kötü yola düşürenlerledir. Biz de öyle yapmalıyız. Hz. Peygamber küçük yaştaki çocuklara verilecek eğitimle ilgili güzel tavsiyelerde bulunmuştur.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Ben çocuğuma her şeyi verdim. Tahmin edemeyeceğiniz kadarini verdim. Şu kadar da ona miras bırakıyorum. Oxford'ta okudu, şurada doktora yaptı; birbaşka yere gitti, orada bir doktora daha yaptı. Fakat çocuğum perişan. Uyuşturucuya alışmış vs. Eğitimli bir insan... Neden alışmış olabilir? Maddi sıkıntıdan değil elbet... O halde, insanın maddi tarafını eğitmek için gösterdiğimiz bu çabayı, manevi boşluğunu doldurmak için de göstermeliyiz. Bilmeliyiz ki, insanda bir beden bir de ruh vardır. Karnı aç olan her şeyi yapabileceği gibi, ruhu aç olan da her şeyi yapar. Açlık her şeyi yaptırır. İster karın açlığı, ister ruh açlığı... Bu açlıkların mutlaka doyurulması gerekir. Din, ruh açlığının tatminidir. İman, ruhun doyurulmasıdır. İnanç budur. Ruhu besleyen değerdir. Bu yüzden doğru bir din eğitimine çok önem verilmelidir. "Efendim, işte birtakım insanlar var, onların dinî yaşantılarını beğenmiyoruz. Çok aşırılar... Bizim çocuklarda bunlara benzemesin!" falan diye mazeret ileri sürenler oluyor. Siz doğru olun efendim... "Pireye kızarak yorgan yakılmaz" demiş atalarımız. Yani, birilerinin Müslümanlığını beğenmiyorsunuz diye kendinizi ve çocuğunuzu dini hayattan uzaklaştırmanız akıl kârı mı? Bu, ötekinin yaptığı yanlıştan daha büyük bir yanlış değil midir? Çünkü böylece, dini bu gibi insanların tekeline bırakmış oluyorsunuz... İyi örnek istiyorsanız Peygamberler var. Nitekim Onlar, insanlara örnek olsun diye gönderilmiştir.
Sayfa 208·Kitabı okudu
"Vaktiyle Lokmân, çocuğuna şöyle nasihat vermişti: Bak "Evladım! Her zaman sorumluluğunun bilincinde ol! Unutma ki yaptığın hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz. Ayrıca küçümsediğin basit davranışlarının bile bir hesabı olacaktır. Yaptıkların ne kadar küçük ve gizli olursa olsun, Allah hepsinden haberdardır ve hepsinin hesabını soracaktır. İşte bu bilinçle hareket et! Allah'a kullukta tevhidden sapma! Hep iyiliği benimse, kötülükten uzak dur! Tevhid mesajını anlatırken karşılaştığın sıkıntılara karşı sabırlı ve dayanıklı ol! Bunlar Allah'ın insana kesin olarak emrettiği hususlardır" (Lokmân 31/16-17) İnsanın maddi tarafını eğitmek için gösterdiğimiz çabayı, manevî boşluğunu doldurmak için de göstermeliyiz. Bilmeliyiz ki, insanda bir beden bir de ruh vardır. Karnı aç olan herşeyi yapabileceği gibi, ruhu aç olan da yapar. Pirinç yetiştireceksen, bir yıl emek ister; ağaç yetiştireceksen on yıl, insan yetiştireceksen yüz yıl. (Japon Atasözü)
Sayfa 187·Kitabı okudu
Hemen belirtelim ki bu, peygamberler insana kendini; yani anlamını, varoluş gayesini anlatmışlardır. Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed bir anlamda insanın kendisi, vicdanı... Onlar bizim
Sayfa 174·Kitabı okudu