Özcan Alkan

Özcan Alkan
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Sadırdan satırlara döküldü, Kapalı mahzenlerde sessiz çığlığım, Buruk şarkılar da mahzun şarkıyım, Söylenmeyen sözlerdeki özneyim, Ölüm sessizliğindeki gizli sesim, Unutulan bir roman değil, Unutulan bir şarkı değil, Kaybolan bir mektup değil, Arşivlerdeki temiz zarfım, Yüreğe ekilen çiçekler solmaz, Yürekte filizlenen çiçekler unutulmaz Zaman herşeyi alıp götürse de, Herşey degişse de gerçek sevgi unutulmaz
Reklam
Deli bir kan var nerede duracak, Ya yere çakılacak ya ayakta duracak, Ayakta durmak zor, Ki nasırlı değil zihinler, Kolay cevaplara hapsolmuş, Sığ kalmış fikirler, Bir zamanlar Deli akardı kanım, Hep koşmak isterdim delice, Ardını düşünmeden hoyratça acelece, Nefesim erken kesilirdir, Sonra bir söz belirdi zihmimde, Zemini sağlam olmayan bina çöker, Yere sağlam basmaya her bir fikir, Yanan bir ışık gibi birden söner,
Bir fikir ki zehir zihninde, Yakıyor sömürüyor ruhunu, Her yerini alev sarmış, Sanıyorsun ki elimde gül var, Gül'ün içinde seni yakan bir ateş var, Görüyorum sanıyorsun körsün, Yakına geldim sanıyorsun uzaktasın, Bir fikir ki yakıyor sömürüyor tüm sendeki değerleri,
yüce kitabımız buyuruyor ki; "... Tek bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir..."¹ Bir yanda, "tek bir insanı öldürmeyi bütün insanlığı öldürmek❞olarak ilan eden muazzam bir merhamet; diğer yanda da bütün dünyayı yok etsen, bir tek insan öldürmüş kadar sorumluluk hissetmeyen sapık ve marazî ruhlar!.. Bu mukayeseyi yapmak durumundayız. Bu; doğu-batı, kuzeygüney, ırk, din meselesi değildir, insanlık meselesidir. Ve diyor ki yüce kitap; sulh esası üzerine yaratılan bu dünya, yaptığınız yanlışlıklar sebebiyle cehennem olur, çekilmez olur. Rûm 30/41 dipnota alınabilir Zamanla, fitne-fesat o boyuta gelirki şu güzelim dünya yaşanmaz bir hal alır. Ama onu cehenneme çeviren, sizsinizdir. Bütün bu kötülükleri siz yapıyorsunuz. Cenab-ı Hak ben böyle bir dünya yaratmadım...diyor. Benim yarattığım dünya güzellikler dünyasıydı. Şu dünyanın haline bakın, havasına bakın suyuna bakın, dağına bakın, taşına bakın, kurduna bakın, kuşuna bakın, ozonuna bakın, buzuluna bakın... Hemen her alanda felâket çanları çalıyor... Bu Allah'ın yarattığı dünya değil, bizim kendi ellerimizle tahrip ettiğimiz dünya!.. Cennet, cehenneme dönüşmek üzere!.. Birbirine hakaret eden, vuran, kıran, yangın, ateş, soygun, talan... Tam bir cehennem manzarası!.. Ve buyuruyor ki Cenab-ı Peygamber: "Müslüman kimdir, biliyor musunuz? Diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.²” Bu Nebevî beyana göre bir insan; eliyle, diliyle herhangi bir tavir ve hareketiyle başkasını rahatsız ediyorsa, insanlar ondan yana emin ve sâlim değillerse, o insan tam manasıyla “Müslüman” değildir. Müslümanlığı böyle anlayalım.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Yaratılışın temel gayesi, Yaratıcı'nın ve yaratılanın birliğine inanmak ve bunun gereğini yerine getirmektir. Lafın artık mânası kalmadı. Bizim ilham aldığımız bir şairimiz vardır. Sadece şair de değil, aynı zamanda bir mütefekkir: Merhum Necip Fazıl Kısakürek. Enteresan bir insandı. Henüz lise talebesiydik; bir konferansında bize demişti ki: “Çocuklar, artık laf yalama oldu. İş zamanı.” Dolayısıyla sözlerimiz bizi iş yapmaya sevketmeli; bir anlam ifade etmeli. Vakit geçirmek için, laf olsun diye konuşmak, iş olsun diye hutbe irat etmek ya da vaaz vermek, kısaca iş olsun diye bir şeyler yapmak, bir şey yapmak demek değildir. Artık kendimizi tepeden tırnağa muhasebe etmenin zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. İnsanlığın büyük bir nefis muhasebesine ihtiyacı var. Bugün bazılarının yaptıklarını görünce, insan bazen insanlığından utanıyor; "insanım" demekten çekiniyor. Bu kötülükleri yapan, gerçekten insan mı? İnsanları hunharca boğazlayanlar, akla-hayale gelmeyen kötülükler yapanlar, bundan da sadistçe zevk alanlar, öldürdükleri insanların kendilerinden bir parça olduklarını idrak edemeyenlerdir. İnsan olmanın bir şartı da; kendisini, diğer insanlardan; onları da kendisinden bir parça görmektir.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Reklam