Özcan Alkan

Özcan Alkan
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Antony Flew'in de dikkat çektiği şu sorunun cevaplanması gerekir. Bu kadar akılsız olan evren, nasıl olur da belli amaçları, üreyip çoğalma kabiliyetleri ve kodlanmış kimyalan bulunan akıllı varlıklar meydana getirebilir?"410 Tesadüfe dayalı olarak, rastgele mutasyon ve doğal seleksiyon gibi anlatılarla bu kadar farklı türlerin ortaya çıkması ve dahi akıldan yoksun olan bir tabiatın akıllı varlıklanın meydana gelmesine kılavuzluk etmesi nasıl açıklanabilir? Mantıklı olan şey, meydana getirenin, meydana getirdiklerinden daha üstün yeteneklere sahip olmasıdır. ✓ Mâtüridî evrenin kendi kendisine meydana gelmiş olmasının imkânsızlığını ortaya koyan açıklamalar yapar. O, melekler de dahil olmak üzere evrendeki canlı-cansız bütün varlıkların belli tabiatlarda yaratıldığı görüşündedir. Ona göre evren farklı ve birbirine zıt tabiatlara sahip varlıklardan oluşmuştur. Hatta evrende nesnelerin yanı sıra iyi ve kötü tabiatta olan fiiller de vardır. Ateşte yakma ve buzda soğutma, taş ve toprakta aşağıya düşme, suda canlandırma, yemeklerde ve gıdalarda besleme, cansız varlıklarda hareketsizlik, taş ve demirde suda batma, odunda ise suda batmama tabiatı vardır. Ayrıca cisimleri oluşturan cevherlerde zıt tabiatlar bir arada bulunmaktadır. Sözü edilen varlıklardaki bu tabiat kendiliğinden oluşmuş değildir, Eğer bunlar Allah tarafından yaratılmasaydı zıt tabiatlı cevherlerin bir cisimde toplanmayıp birbirinden uzaklaşması gerekirdi. Zıt tabiatlı cevherler bir cisimde toplandığına göre tabiatlarındaki zıtlıklara rağmen bunları birleştiren bir bilgili varlık vardır ki o da Allah'tır. 411)
Sayfa 143·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Mâtüridî'nin de işaret ettiği gibi bu ayetin, Kur'an'ın iyilik ve kötülük hakkında en muhtevali ayeti olduğu yönündeki görüş, birçok müfessir tarafından benimsenmiştir. 387 Sonuç
Sayfa 132·Kitabı okudu
b) İkinci bağlamda ihsan, insanın, başta anne-babası üzere yetim, yoksul, akraba, komşu, yolcu ve arkadaş gibi kimselere karşı sevgi ve özverili tutumunu ifade eder³77 ve bu tavrı Allah katında
Sayfa 131·Kitabı okudu
İhsana gelince, o ihlastır. Allah rızası dışında kulluğa hiçbir beklentiyi karıştırmamaktır. İhsanın bu özelliği ile takva terimi arasında kuvvetli bir bağ vardır. Bu itibarla bu iki kavram çeşitli ayetlerde birbiriyle bağlantı içinde kullanılmıştır. "İman edip iyi işler (amel-i salih) yapanlara bundan böyle (Allah'a karşı gelmekten) korunduklan (takva) ve inanıp iyi işler yaptıklan (ihsan), sonra yasaklardan sakındıkları ve yine korunup iyilik ettikleri takdirde daha önce yediklerinden ötürü bir günah yoktur. Allah iyi ve güzel işler yapanlan (muhsinleri) sever. "374 Bu ayette takvanın bireysel, toplumsal ve ilahi yönlerine değinilmiş ve son olarak da ihsana işarette bulunulmuştur. Dolayısıyla kişinin tüm boyutlarıyla takvanın gereğine uygun davranması, inanca dayalı güzel davranışlar sergilemesiyle gerçekleşir. Dolayısıyla takvaya uygun yaşayan kimselere Allah'ın lütfettiği bir güzelliktir ihsan. Mâtürîdî muttaki kimselere çeşitli müjdeler vadeden ve “...Allah büyük ihsan sahibidir. "375 şeklinde sona eren ayette ihsanı “Allah'ın takvanın karşılığı olarak vadettiği bir lütuf” şeklinde değerlendirmiştir. 376 Takva boyutunda her ne kadar kulun çaba ve gayretlerinin önemli etkisi olsa da, ihsan mertebesi Allah'ın kullarına bahşetmiş olduğu bir ikramı olarak kabul edilmelidir. Buna göre Allah'a karşı takvayı ihsan mertebesine yükselme çabası göstermektir. Ayetlerde geçen iman, salih amel, takva ve ihsanla ilgili tekrarlar, kulun rabbiyle olan ilişkisinin ihsan boyutuna ulaşması için gayret gösterilmesi gerektiğine yönelik bir teşvik gayesi taşımaktadır
Sayfa 131·Kitabı okudu
Kur'an ve hadislerde ihsan kavramı, hem yaratıcıya hem de insanlara nispet edilmektedir. Allah'a nispet edildiğinde O'nun mükemmel yaratıcılığını, 370 kullarına olan lütufkârlığını ve comertliğini 371 ifade eder. Allah maddi ve manevî nimetlerini kullarına bol bol sunarak ihsanda bulunmuştur. İnsana düşen ise bu nimetlerin şükrünü eda edebilmek için başkalarına ihsan ve ikramda bulunmasıdır. Bu da Allah'ın verdiği nimetleri O'nun nzasına uygun şekilde kazanıp harcamayı gerektirmektedir. İhsanın insana nispet edildiği ayet ve hadislerde bu kavram üç bağlamda kullanılır: a) İhsan, kulun yaratıcı karşısında duyduğu derin saygı ve itaat ruhunu 372 ve bu halin ürünü olan iyi ve güzel davranışları kap- sar. 373 Burada Kur'an'ın öngördüğü bir ölçü dikkat çeker. O da dinin iman ve İslam'la beraber ihsanı da ihata etmesidir. İslam kulun yalnız Allah'a yönelerek O'na teslim olmasıdır. İman ise, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul ederek sadece O'na sığınmaktır.
Sayfa 130·Kitabı okudu