Her ölüm çaresizliğin görünmeyen yüzünün resmeden bir tiyatro sahnesi gibidir kimi iyi izler anlatmak istediğini anlar kimi yalnızca bakar baktığıyla kalır ilkinin gerçekleşme ihtimali ikinci seçeneğin altında kalır ve insanlar ne ölümden ne yaşamdan gereken dersi layıkıyla alır
Sevmek hakikatin gölgesi nedir görmeyi bilene hakikatini emanet edeceksin ki hakikat acizin elinde hor görmesin yürek kırılmaya hazır nazik bir fidan gibidir benim fidanım yaşardı çünkü okşayan el hakikati mi bildi hayatını seni hor görecek bir adama asla teslim etme sen yüreğinin kırılganlığını kendine saklayacaksın ki tutmayı bilmeyen seni koparmasın hayatta